UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.
02566123036
UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.
02566123036
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Şubesi, “Suriye’de Alevilere Yönelik Katliamı Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlığıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Kuşadası Şube Başkanı Erdal Kılınç okudu.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Şubesi, “Suriye’de Alevilere Yönelik Katliamı Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlığıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Kuşadası Şube Başkanı Erdal Kılınç okudu.
Kuşadası’nda düzenlenen basın açıklamasında, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve yaşanan katliamların unutulmayacağı vurgulandı. Vakıf adına konuşan Kılınç, Alevi toplumuna yönelik şiddetin insanlık suçu olduğunu belirterek uluslararası kamuoyunun yaşananlara karşı daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Basın açıklamasında, Mart 2025’te Suriye’de özellikle Alevilerin yoğun yaşadığı yerleşim bölgelerinde silahlı HTŞ gruplarının hedef gözeten saldırıları sonucu çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, yerleşim yerlerinin basıldığı ve inanç merkezlerinin tahrip edildiği ifade edildi. Açıklamada, saldırıların rastlantısal olmadığı ve Alevi toplumunu hedef alan sistematik bir nitelik taşıdığı iddia edildi.
Kılınç tarafından okunan metinde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere sivillerin hedef alındığı, bazı bölgelerde insanların yalnızca inanç kimlikleri nedeniyle tehdit edildiği, kaçırıldığı ve zorla yerlerinden edildiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca Suriye’de yaşayan Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtlerin de silahlı grupların saldırılarına maruz kaldığı, bazı bölgelerde abluka nedeniyle insani ihtiyaçlara ulaşmanın zorlaştığı ifade edildi.
Basın metninde uluslararası topluma çağrıda bulunularak Suriye’de Alevilere yönelik işlenen suçların bağımsız uluslararası heyetler tarafından soruşturulması, sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanması ve Alevi yerleşimlerinin güvenliğinin sağlanması talep edildi.
Etkinliğe çeşitli siyasi partilerin temsilcileri ile Davutlar Cemevi yöneticileri de katılarak destek verdi. Katılımcılar, Suriye’de yaşanan olayların takipçisi olacaklarını ve insan hakları ihlallerine karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Şubesi’nin Basın açıklması şöyle:
Suriye’de Alevilere Yönelik Katliamı Unutmadık, Unutturmayacağız!
Mart 2025’te Suriye’de, özellikle Alevilerin yoğun yaşadığı yerleşim bölgelerinde silahlı HTŞ çetelerinin hedef gözeten saldırıları sonucu çok sayıda sivil Alevi katledildi; yerleşim yerleri basıldı, inanç merkezleri tahrip edildi ve yok edildi. İnsanlar inanç kimlikleri nedeniyle tehdit edildi, kaçırıldı ve zorla yerinden edildi.
Uluslararası insan hakları kurumlarının raporları, tanıklıklar ve sahadan gelen bilgiler; saldırıların rastlantısal değil, Alevi toplumunu Suriye’den yok etmeyi amaçlayan sistematik bir nitelik taşıdığını ortaya koydu.
Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere savunmasız siviller hedef alındı. Bazı yerleşimlerde insanlar yalnızca Alevi oldukları için hedef gösterildi; evleri basıldı, yaşam alanları gasp edildi ya da yaşanmaz hâle getirildi.
Bugün ise bütün bu saldırılar aynı zalimlikle devam ederken, bir yandan da Aleviler açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmek istenmektedir. Hem özel sektörde hem de devlet kurumlarında çalışanlar işlerinden çıkarılmış, hakları gasp edilmiştir.
Bu tablo yalnızca Alevilerin meselesi değildir; aynı zamanda uluslararası toplumun da ağır sorumluluğudur.
8 Aralık 2024 tarihinde Suriye devletinin HTŞ çetelerine teslim edilmesinden itibaren, Suriye halkının tüm renklerine karşı fiilî bir savaş başlatılmıştır.
Dünya kamuoyuna Suriye’ye demokrasi getireceği ilan edilen IŞİD militanı Colani ve çetesi, Suriye yönetimini gasp ettikleri andan itibaren halklara yalnızca kötülük ve soykırım getirmiştir.
Suriye’de yaşayan Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler de HTŞ çetelerinin saldırısına maruz kalmıştır. Rojava, günlerce insani ihtiyaçlarına ulaşamamış, abluka altına alınıp dünyayla bağlantısı kesilmiştir. Bu abluka nedeniyle çocuklar açlıktan ve soğuktan hayatını kaybetmiştir.
Colani ve HTŞ çeteleri, karanlık tarihin baş aktörleri ve soykırım suçlusu katilleridir.
IŞİD ve HTŞ çeteleri, Suriye’yi gasp ettikleri andan itibaren kadınların da yaşamlarını karanlığa mahkûm etmiştir. Başta Alevi kadınlar olmak üzere kendilerine boyun eğmeyen kadınlar kaçırılmış, köle olarak tutsak edilmiş ve nitelikli cinsel saldırılara maruz bırakılmıştır. Hâlâ binlerce kadın ve çocuk ellerinde esir hâlde tutulmaktadır.
Bütün bu saldırıların arkasında Alevilere yönelik tarihsel bir düşmanlık yatmaktadır. Emevilerden Osmanlı’ya ve günümüzde Cumhuriyet’e uzanan süreçte Alevilere yönelik politikalarda aynı nefretin izleri görülmektedir. Suriye’de İbni Teymiye, Anadolu’da Ebu Suud neyse Suriye’de HTŞ zihniyeti de odur. Hepsi Muaviye ve Yezit’in ektiği nefret tohumunun tarihsel tezahürüdür.
Biz Anadolu Alevileri olarak Suriye’de yaşananları tarihsel hafızamızdan bağımsız görmüyoruz. Koçgiri’den Dersim’e, Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye uzanan deneyimlerimizin ışığında değerlendiriyoruz. Bugün Suriye, bu tarihsel saldırının sembolü hâline gelmiştir.
Suriye günümüzün Kerbelasıdır!
İran’a saldıran ve İran liderine suikast düzenleyen ABD ve İsrail, tüm dünya halkları için tehlikeli bir gelecek hazırlamaktadır.
Bilinmelidir ki ABD ve İsrail eliyle dünyaya barış ve demokrasi gelmez; ancak emperyalist ülkelere zenginlik ve petrol gelir.
Değerli canlar,
Alevi inancı yaşam hakkını kutsayan bir inançtır. Kâinatı her türlü canlı ile paylaşmaya ikrar vermiştir. Ne tarihsel süreçte ne de bugün kin ve intikam dili kurmaz.
Ancak şunu herkes bilmelidir:
Alevilere ve Ortadoğu halklarına yönelik sistematik saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız.
İnsanlık suçu olarak tarihe geçen bu soykırımın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
Buradan açık çağrımızdır:
• Suriye’de 8 Aralık 2024’ten günümüze kadar Alevilere yönelik işlenen suçlar, bağımsız uluslararası heyetlerce derhal soruşturulmalıdır.
• Katliamlarda sorumluluğu bulunan silahlı yapılar ve onları destekleyen tüm odaklar açığa çıkarılmalı ve Lahey’de yargılanmalıdır.
• Alevi yerleşimlerinin güvenliği için uluslararası kamuoyu harekete geçmelidir.
• Türkiye, HTŞ’ye olan desteğini derhal sonlandırmalıdır.
• Emperyalist ABD ve Siyonist katil İsrail başta olmak üzere Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ülkeler, bölgeden derhal çekilmeli ve Ortadoğu, bölge halklarının çabaları ile demokrasiye kavuşmalıdır.
• Suriye Alevi Soykırımı’nda katledilen canlarımızın hatırasına 7 Mart, tüm dünyada Soykırım Günü ilan edilmeli ve unutulmaması sağlanmalıdır.
• ABD ve İsrail, İran halkına saldırmaktan derhal vazgeçmelidir.
Canlar,
Bugün bıraktığımız siyah çelenk yalnızca yasımızın ve öfkemizin sembolü değildir.
Bu eylem;
• Unutmayacağımızın,
• Asla boyun eğmeyeceğimizin,
• Soykırımcı katillerden ve onlara destek verenlerden hesap soracağımızın da sembolüdür.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın bütün Aleviler birbirlerinin musahibidir.
Birine vurulan neşter, hepsinin canına vurulmuştur.
Zalimliğin karşısında susan ve zalimlerin önünde diz çöken işbirlikçiler bilmelidir ki kendilerinin tarihteki yerleri Hüseyin ve Zeynep’in yanı olmayacaktır.
Katledilen canlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; adalet yerini bulana, katiller yargılanana ve halkların eşit, özgür, onurlu yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.
Yorumlar